27.1.13

yol.


o ağlıyor,
ben ağlıyorum.
o renk'ten,
ben kardan.

bu zamanları
çok üşümüşlüğümüze sayalım.

çünkü;
mümkün olur hep
iki kol; 
unutulur bütün bu kar ve yol.

çiçek



saçların'ı seçeceğim vardı,
saçların'dan seçeceklerim.
saçların'dan diyeceklerim vardı
ve saçların'a çiçeklerim.

ile: ezgi karvan. 
ile: romantik istanbul dalları.

ayrılık

saat, zamana çok geç kalmıştı ki;
o, gün'dü.


çaresiz



gökyüzü kabuklarından ayrılmış,
mavisi ile şiirlenmişti.

ve deniz belli ki, yalnızlığı ile
çırılçıplak,
öylece,
kalakalmıştı.

g




gün ile gece
söylerken.

salacak.


 bütün söylenen sözleri özenle unutunuz.
yani demek istiyorum ki; unutamayınız.
çünkü unutmalısınız,
ve bu hep tersine işler.


ile: siyah beyaz seçil.

ağaçtan



ağaçlara haksızlık etmiştim
ancak;
bunca siyaha karşı diyeceği onca ışık varken karaköy'ün,
ne eksiği vardı emirgan'ın.


ile: nisa yazıcı.

tdk.


diyeceklerimizin hep var olduğu anlar.
buradaki an'ın diğer anlamı anlaşılmaktır.


çağ


tren yolları ve yağmur sesinden başkalaşır
o küçük kız şimdi saçlarını beline kadar uzatmış mıdır,

bulut.

                                      

      güzel havaların güzel insanları.

ile: Enes ve Ege silüeti.

iz.


bu sulardan geçemezdi,
bütün bu izlerin netliği.

heybeli



gözlerinize, ne çok renk..

gözlerinizde, ne çok renk..

gözlerinizden, ne çok renk..

gözleriniz, ne kadar ağlar halli bir renk..

ile: el değmezlik.

beykoz hatırası



buruk sussun, ki gelir devamı
kırgın söz'lensin dilleri,
ki dinlenecek,
bütün yeşilliği gibi
karalığı.

ile: Seçil Kalenderoğlu